Nazan Özdemir

Sağlığımızı Korumak ve Tarihi Kadim Bitki ALOE VERA

Sağlığı Korumadaki Beslenmenin Önemi

Beslenme alışkanlıklarımız günlük işlerimizi yaparken vücudumuzu ne tür besin maddeleri ile beslediğimizi belirler. Beslenme alışkanlığımızın çok az değişmesi bile sağlığımızı büyük ölçüde etkiler. Yediklerimiz kendimizi nasıl hissedeceğimiz, yaşam kalitemiz hatta yaşam süremiz üzerinde etki yapar. Doğru beslenme kalp hastalıkları, kanser ve eklem ağrılarına karşı olan savaşta temel bir etkendir ve stresi, uykusuzluğu, kısırlığı, halsizliği yenmeye yardımcı olur.

Sağlıklı bir beden ve ruh haline ulaşmak ve sürekliliğini sağlamak için bize rahatlık duygusu sağlayan zamanında alınan besin maddeleri, düzenli spor ve dinlenmeye ihtiyaç vardır.

Bedenimizin yaşam akışını sağlamak ve sağlığımızı korumak için doğru besin maddelerini almamız gerekir. Vücudumuzun enerji ihtiyacını ve ihtiyaç duyduğu maddeleri üretmesini temel olarak karbonhidratlar, protein ve yağlar sağlamaktadır, ama sağlığımızı korumak için bedenimizin 40’ı aşkın vitamin ve minerale da ihtiyacı olmaktadır. Bunu hiçbir besin maddesi tek başına sağlayamamaktadır. Bu yüzden değişik gıda maddelerinin (ya da uygun besin tamamlayıcıların) alınması gerekir. Oysa bugünkü hızla gelişen dünyada doğru beslenmemiz zorlaşmıştır. Çoğu zaman yüksek enerji içerikli hızlı bir şekilde yenebilen yiyecekler ile beslenmekteyiz. Aloe Vera bedenimiz için birçok vazgeçilemez besin maddesi içermektedir ve Aloevera hakkında bilimsel konsey oluşturulan tek bitkidir.

Şifalı Bitkilerin Sağlığı Korumadaki Görevleri

Şifalı bitkilerle olan tedavi şekli aslında modern eczacılığın ilk afımı olarak tanınır, çünkü bugün kullandığımız ilaçlarında büyük kısmı bitkisel kökenlidir. Eski medeniyetler şifalı bitkilerin tedavi değerlerinin farkına sabırlı gözlemleri ve deneyler sayesinde farkına varmışlar-dır. Tarih boyunca bu konuda birçok deneyim ve şifalı bitkilerin kullanımı, tedavi sonuçları hakkında birçok bilgi miras bırakılmıştır. Çin ve Hint kültüründe şifalı bitkilerin her zaman büyük önemi vardır.

Doğanın Eczanesi "Aloe"

İlk çağlardan beri hayat iksiri olarak bilinmektedir. Aloe’nin popülerliğini ekşi tadı bile azaltamadı çünkü sindirmeyi kolay- laştıran bir etkisi vardı. Safrayı, ciğeri, pankreası ve sistemini olumlu biçimde etkilemektedir. Mükemmel bir temizleyicidir ve kollestrol miktarını düşüren özelliğe sahiptir. Aynı zamanda damarları esnek hale getiri ve tansiyonunuzu da düzene sokar şeker hastalığı sırasında meydana gelen damar ve sinir sistemi ile ilgili problemleri de azaltır.

Eski ev hanımları Aloe’yi saksıda yeşil yaprağından ezilen sıvısıyla ufak yaraları, yanmaları tedavi edebilmek için sık sık evlerinde bulundururlardı.

Aloe ayrıca baldır fistilünün, kepekli liken, ısırgan otu yaralarının, iltihaplı, sivilceli yüz derisi ve saç problemlerinin tedavi-sinde olumlu etkiler sağlamaktadır.

Vücutta adeta büyük bir temizleme görevi yerine getirmektedir. Böylece kronik hastalıklar- astım, alerji, kalın bağırsak iltihabı, fıtık, tümör, ur, eklem iltihapları, depresyon, kansızlık, göz hastalıkları durumlarında yine olumlu etki göstermektedir. Uzun zamandır süren hastalıklarda, hastalık kaç senedir sürüyorsa kürü o kadar ay boyunca uygulamak gerekir.

Dr. Bukovinszky Julianna

Günümüzde şifalı otlar Rönesanslarını yaşamaktadırlar. Bünyemiz için önemli olan etki maddeleri sayesinde gereksiz ilaç kullanımı yerine bu bitkiler hastalıkları önlemek amacı bakımından git gide daha vazgeçilmez hale gelmişlerdir. Git gide daha fazla insan sentetik ilaçlara karşı daha dikkatli olmaya başlamıştır ve şifalı bitkilere karşı ilgi gün geçtikçe artmaya başlamıştır. Örneğin ALOE VERA gibi bazı şifalı bitkilerin kullanımıyla ilgili araştırmalar sürekli yapılmaktadır.

Birçok insan bünyesinden mükemmel çalışmasını, neredeyse sınırsız yük taşımasını, her şeye dayanmasını ve kendini iyileştiren gücünün asla azalmamasını bekler. Bu fikre sahip kişi çok büyük tehlike içinde yaşamaktadır, çünkü bedenimizde bakıma ve ilgiye ihtiyaç duymaktadır. Herkesin bildiği, ama uygulayanın az olduğu bir ana kural vardır. Bu kural şudur; ÖNLEMİNİ ALMAK, TEDAVİ ETMEKTEN DAHA KOLAYDIR. Herkes kendi sağlığının ne kadar değerli olduğuna kendi karar vermelidir. Doğa sağlığımızı koruyarak, kendimizi iyi hissetmemizi sağlayacak birçok imkan sunmakta ve bize sadece bunları kullanmak kalmaktadır.

Son on yıllarda dünya Aloe Vera’nın yaralı etkisini yeniden keşfetmiş oldu. Yaklaşık 240 bilinen fitokimyasal etki maddesiyle, inanılmaz tarihiyle, şifalı bitkilere karşı büyüyen ilginin ön planında yer aldı. Daha çok az tanınan Aloe Vera günümüzde tıp ve kozmetik sanayiinde yaygın olarak kullanılır hale gelmiştir.

Aloe Vera’nın etki maddeleri (ör. Vitaminler, madeni maddeler, sakarinler, saponinler, antrakinler) neredeyse vücudumuzun mikro-elementleriyle aynıdırlar. Bu yüzden ortaya çıkabilecek yetersizliklere karşı vücudun dengesini tekrardan sağlayabilmektedirler.

Aloe'nin İnanılmaz Öyküsü

Aloe tarihte ilk defa M.Ö. 15. yüzyılda ortaya çıkmıştır (kil tabletlerde resmedilmiştir). Yazıtlar çok amaçlı tedavi yöntemlerinde başarıyla kullanılan bir “mucizevi bitkiden” bahsetmektedir. Aloe bitkisi ilk çağlardan kalma vazoların üstünde çizilmiş biçimde de görülmektedir, çünkü Antik Mısır’da onu sonsuz hayatın simgesi olarak kabul etmişlerdir.

Orta-Doğu’ nun birçok topluluğu Aloe sıvısının bilgelik ve ölümsüzlük verdiğine inanmaktaydı. Makedonyalı Büyük İskender de (M.Ö.330) askerlerinin beslenmesi ve yaralarını tedavi etmek için Aloe’yi başarıyla kullanmıştır. (Aloe bitkisine sahip olmak için-Aristoteles önerisiyle-Socotra adasını himayesi altına almıştır.) Anka Medeniyeti Aloe’yi Yunan-Roma imparatorluğuna kurutulmuş toz halinde ithal etmişlerdir. Roma tıbbının önderlerinden olan Celsius (M.Ö.1.yy) bile Aloe’nin faydalarını anlatmıştı. Tevrat’ın aziz kitaplarında (ör.Neşideler neşidesi 4:11-14) ve Yeni ahitte (Yuhanna’ya göre 19:39) bile Aloe’yle ilgili anlatımlar bulabiliriz. Kont Stephan Bercseny tarafından yazılmış olan ve içerisinde günah çıkaranına (Asil G.Banfi rahibe, ondan bir aloe bitkisi aldığı ve onu baldır fistülü hastalığını iyileştirdiği için) teşekkür eden mektup ta bilinmektedir.

Ancient Egypt Medicine

Mülk Pazari Gayrimenkul Dergisi Şubat-Mart 2018 Makaleler

Yeni İmar Yönetmeliği Yeni mi?

Yeni İmar Yönetmeliği Yeni mi?

Feridun Duyguluer-Y. Şehİr ve Bölge Plancısı

Detay

Yalıtım mı? Zehirlenme mi?

Yalıtım mı? Zehirlenme mi?

Ertan Akgün -İnşaat Müh.

Detay

Deprem Tehlikesini Yok Saymak Mümkün mü?

Deprem Tehlikesini Yok Saymak Mümkün mü?

Nusret Suna-İMO İstanbul Şub.

Detay

Konutta Kampanyalar Yılı 2017

Konutta Kampanyalar Yılı 2017

Kemal Keskin-Gayrimenkul Girişimcisi

Detay

Site Yönetimleri

Site Yönetimleri

İsmail Kurt-AVM ve Toplu Konut Yöneticisi

Detay

Laz Müteahhit

Laz Müteahhit

Saffet Uygur-BEYSİAD Yönetim Kurulu Üyesi

Detay