Saffet Uygur-BEYSİAD Yönetim Kurulu Üyesi

Laz Müteahhit

Laz’a sormuşlar: Laz olmasaydın ne olurdun? Laz “mahcup olurdum” demiş.

Batıda Karadenizlilere “Laz demek genel kabul haline gelmiştir. Ve yine Karadenizli ya da Laz deyince akla ilk gelen “inşaat”tır. “Laz müteahhit” de genel geçer bir kavramdır batıda.

Üç büyük imparatorlığa başkentlik etmiş İstanbul bugün inşaatla anılır hale geldi. İstanbul demek neredeyse inşaat ile eş anlamlıdır. Her yer şantiye...

İstanbul ve inşaat... Taşı toprağı altın olan İstanbul. Şantiye hâlinde bir İstanbul...

Şimdi sadece Karadenizliler değil, herkes inşaatçı oldu İstanbul’da. Karadenizliye inşaatçı olmasan ne olurdun diye sorulduğunda “mahcup olurdum” diyemiyorum. Çünkü herkes inşaatçı bu diyarda. Her ilden, her meslekten insanlar inşaatçı oldu. Kuruyemişçiden oto tamircisine, tekstilciden nalbura, odacıdan genel müdüre kadar hemen herkes inşaat-emlak dünyasının bir parçası haline geldi.

Peki neden herkese inşaat rüyası gördürüyor bu kent? Neden herkes emlak peşinde?

Nüfusun neredeyse üçte ikisinin büyük kentlere göç etmesiyle birlikte, kent arazileri durduğu yerde değer kazanmış, kazanmaya da devam etmektedir. Böyle bir ortamda kentlerin etrafı emlak cennetine dönüşmüş, arsa, arazi ve binalar kapışılır olmuştur. İnsanlar tasarruflarını, birikimlerini arsa, arazi ve inşaatla koruyabilmiştir.

İktisadi ve sosyal nedenlerle yaşanan bu iç göçün yanında komşu ülkelerden ülkemize yönelen dış göçün de etkisi büyük olmuştur bu gelişmede. Tarımın devre dışı kalmasıyla birlikte Anadolu ıssızlaşmış, kentler kalabalıklaşmıştır.

Altın, döviz gibi araçlar, arsa ve inşaata yenik düşmüştür. Üretimin beli bükülmüştür. Yıllar itibariyle başta İstanbul olmak üzere büyükkent arazileri yegane yatırım aracına dönüşmüş olup, bu durum devam etmektedir.

İnsanlar tasarruflarını korumak için en güvenli liman olarak emlak piyasasını tercih etmiştir. Nüfus projeksiyonları daha uzunca süre bu durumun devam edeceğini göstermektedir. Bu yüzden inşaat emlak dünyası cazibesini korumaya devam edecektir.

Bankaların güvenirliğinin sorgulandığı, menkul değerleri korumanın riskler taşıdığı, üretimin anlamsızlaştığı bir ortamda bir ulusça toprak anaya daha çok bağlanacağız demektir. Yani umudumuz ne yazık ki RANT’tadır.

Mülk Pazari Gayrimenkul Dergisi Şubat-Mart 2018 Makaleler

Yeni İmar Yönetmeliği Yeni mi?

Yeni İmar Yönetmeliği Yeni mi?

Feridun Duyguluer-Y. Şehİr ve Bölge Plancısı

Detay

Yalıtım mı? Zehirlenme mi?

Yalıtım mı? Zehirlenme mi?

Ertan Akgün -İnşaat Müh.

Detay

Deprem Tehlikesini Yok Saymak Mümkün mü?

Deprem Tehlikesini Yok Saymak Mümkün mü?

Nusret Suna-İMO İstanbul Şub.

Detay

Konutta Kampanyalar Yılı 2017

Konutta Kampanyalar Yılı 2017

Kemal Keskin-Gayrimenkul Girişimcisi

Detay

Site Yönetimleri

Site Yönetimleri

İsmail Kurt-AVM ve Toplu Konut Yöneticisi

Detay

Laz Müteahhit

Laz Müteahhit

Saffet Uygur-BEYSİAD Yönetim Kurulu Üyesi

Detay